Ana Sayfa  |   İletişim    

 
NE DEDİLER
a
 

  M. KIRIMOĞLU

  Ö. NEBİOĞLU

  Nebiye YAŞAR
 
 
 
 
ESERLERİ
a
a
a
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ZULME DİRENEN KALEM / Ali YAŞAR 

“TARİH yazmak, TARİH yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen HAKİKAT, insanlığı şaşırtacak bir hal alır” özlü sözüyle Mustafa Kemal ATATÜRK, zamanın ötesinde yaşanılmış olayları ve karşılaşılmış kahramanları doğruluk boyutuyla gün yüzüne çıkartmanın ve gelecek nesle aktarmanın önemini vurgulamıştır...

Bu desturla hareket eden araştırmacı-yazar Yusuf Ziya ARPACIK, “Sevdanın yolunda hayatın ne önemi var!” serdengeçtiliğiyle, dünden bugüne Türk’ün ayak bastığı tüm coğrafyaları çapraz yürek arşınlamıştır.

KİTAP TEMİN ADRESLERİ VE ZİYARETÇİ DEFTERİMİZ 

ZİYARETÇİ DEFTERİMİZ açılmıştır. Kitaplar, yayınevi ve web sitemiz ile ilgili her türlü konuda düşünce önerilerinizi buraya yazabilirsiniz. Ayrıca kitaplarımız interaktif satışa sunulmuştur.

GÜN DOĞARKEN - ALTAY'LARDAN TUNA'YA TÜRK'ÜN AYAK İZLERİ adlı eseri temin etmek için lütfen buraya tıklayınız.

OSMAN BATUR - VE ASRIN İBRETLİ OLAYLARI adlı eseri temin etmek için lütfen buraya tıklayınız.

Yusuf Ziya ARPACIK KİMDİR?

1 Mayıs 1958 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Çocukluk yılları zor tabiat şartlarıyla mücadele içerisinde geçti. Gençlik döneminde ise, 1980 öncesinde fırtınalı savaş günlerinin tam orta yerinde bulmuştu kendisini. İstanbul Üniversitesinde Tarih ilmi tahsil ederken 13 Şubat 1978 de hapse düştü. Sürgünden sürgüne yollandığı zindanlardan defalarca kaçmaya teşebbüs etmesine rağmen, Sağmalcılar ve Yozgat cezaevinden olmak üzere iki sefer firara muvaffak oldu…

Tamamı yaklaşık on yıl olan hapis hayatının beş yılını hücrelerde geçirmek zorunda bırakılmış, kitaplar vasıtası ile ve kendi kendine yabancı dil öğrenirken, cezaevlerindeki ecnebi tutuklularla da bu lisanların pratiğini yapabilmiştir.. Hapishaneden çıkınca da ‘nerede kalmıştık?’ diyerek dış dünyada ki mücadelesine kaldığı yerden tekrar başlayıp, 1992 yılında Karabağ savaşında kardeşlerine yardım için Kafkaslara, 2003 işgaline karşı Kerkük'e koşmuş ve devamı itibarı ile bir çok ülkede Türk düşmanlarına karşı ‘fiziki etkinlikler’ organize etmiş ve kendisi de faal olarak katılmıştır.. Bu arada çıkan öğrenci affından faydalanarak devam ettiği üniversiteden, 27 sene sonra da olsa tahsilini tamamlayarak diplomasını alabilmiştir.

Evli ve üç çocuk babası olan yazar, İngilizce, Arapça, Farsça ve Rusça bilmektedir. Başlıca eserleri; BAŞEĞMEDİLER, YOLBAŞI, KAN FIRTINASI, GÜN DOĞARKEN ve OSMAN BATUR' dur.

GÜN DOĞARKEN - ALTAYLAR'DAN TUNA'YA TÜRK'ÜN AYAK İZLERİ
"-Sevgili Bozkurtlar, Uç Beyleri! Gazidervişlerim! Babur kimdir? Bir okuyun, araştırın. Türk’ün azmi, güç ve iradesi onun şahsında nasıl tecelli etmiş bir bakın. Yılgınlık ve yorgunluk tanımayan kanaat önderlerinin zor günlerde buhrandan sıyrılarak ne büyük destanlar yazdıklarına ve bir millete nasıl can suyu verip ayağa kaldırdıklarına yakından şahit olun.

Bunalım dönemlerinde ortaya çıkıp kuvvetli bir meşale gibi ışık saçarak milletimizin yolunu aydınlatan şahsiyetleri çok iyi tanıyın. Yunus’tan, Mevlana’dan karasevdaları, Yavuz’dan deli kavgaları öğrenin.

1969 kışında buz kesen Erzurum ayazını iliklerimize kadar sarsılarak hissediyoruz. ‘Genç Ülkücüler Teşkilatı’ adı altında faaliyet gösteren ve odun-kömür yokluğundan dolayı sobası yanmayan Ocak’ta, 50 kişi kadar oldukça heyecanlı bir dinleyici topluluğu var. Hem soğuk hava hem de konuşmacının her bir kelimesi âdeta top patlaması gibi duvarda yankılanan sert sözleri, salonu yerinden oynatıyor. Herkes bu müthiş sesin ahenk ve cazibesine kapılmış, Sovyet yayılmacılığının ulaştığı tehlikeli boyutları, kendi idraki nispetinde kavramaya çalışıyordu."

OSMAN BATUR VE ASRIN İBRETLİ OLAYLARI

"- Hey Türk, sen bu taraftan!

Görevli memur önce Çince, anlamadığımı fark edince de İngilizce olarak seslenmişti.

Çinlinin ağzından dökülen “Türk” kelimesi bomba gibi yankılandı terminalin mermer döşemeli dar avlusunda. Yolcular ve alan çalışanları bana garip garip bakıyorlar. Sanki akıbetimi görüp de halime acıyorlarmış gibi bir halleri var. Herkes bana dönmüştü.

Ancak bu yoğun ilgi fazla uzun sürmedi. Polislerden birkaçının, işinize bakın der gibi tehdit dolu bakışları ile herkes tekrar eski vaziyetini aldı. Bir an için duraksamış olan hayat yeniden başlamıştı.

Tek başımayım… Öğlen vakti… Urumçi Havaalanı dış hatlar terminali…

Görevliler yaklaşarak beni ortalarına aldılar. Koluma uzanan gevşek eli yavaşça iterek hafif ve kontrollü bir direnç gösterdim. İşe yaramıştı.

Aslında meçhul rakiplerimi kısmen de olsa küçük bir teste tabi tutmuş oluyordum."

 
GÜN DOĞARKEN - SÖZ BAŞI - MUHAMMED SALİH

Şanlı Türk tarihini incelerken, zengin maziyi günümüzle mukayese etmeden de geçemiyoruz. Geçmişin göz kamaştırıcı zaferlerle dolu olan tablosu, geleceğimize yön verirken şüphesiz bizim en kıymetli başvuru kaynaklarımızdan birisi olacaktır. Bugün Türk Dünyası, yüksek meziyet sahibi aydınlara ve onların yürüteceği ahlaklı siyasete oldukça muhtaç bulunduğu hassas bir dönemden geçmektedir.

Kanaat önderlerinin tutum ve davranışları milletimiz için hayati bir önem arzetmektedir. Yusuf Ziya Arpacık kardeşimin yazdığı bu kitap bunun ne kadar hakikat olduğunu tarihi misaller vasıtasıyla hatırlatıyor. Tarihin altın yapraklarını süsleyen Türkler bugün o ihtişamdan uzaktaysa eğer, bunun var olan sebeplerinin irdelenmesi ve çok iyi bir şekilde tahlil edilmesi gerekmektedir.

Bu ağır duruma bir çözüm bulmak, maddi ve iktisadi ihtiyaçlara çare bulmaktan daha çok önemlidir. Böylece, sağlıklı bir teşhis sonunda tespit edilen önemli noksanlar ve belirgin zaaflar giderildikten sonra “Türk birliği” yolunda daha emin adımlarla ilerlemek mümkün olabilir.

 
OSMAN BATUR - SÖZ BAŞI - MUSTAFA ABDULCEMİL KIRIMOĞLU

Yüzyıllardan beri, Türklerin başına gelmedik felaketler kalmamıştır. Facialar, soykırımlar, sürgünler işkenceler… Bu kadar büyük bir coğrafyada yaşayan Türkler, kendi başlarına gelen acılarla uğraşmaktan, kendi kandaşlarının acılarına maalesef sadece uzaktan bakınmakla yetinmek zorunda kalmışlardır. Tabiri caizse ateş düştüğü yeri yakmıştır. Yanan bu ateşi yüreğinde hissedip, söndürmek isteyenlerin başına da yeni ateşler yakılmıştır.

Elbette, Türklerin yaşadıkları zulüm sonsuza kadar devam etmeyecektir. Bir gün olacak devran dönecektir. Buna olan inancımız tamdır.

Atamız, İsmail Bey Gaspıralı’nın “Dilde Fikirde İşte Birlik” şiarını iyi anlayabilirsek, kurtuluşumuzun daha yakın olacağı inancındayım.

 
NE DEDİLER
a
 

  M. SALİH

  Nebiye YAŞAR

  YamanTürk
  Ali YAŞAR
 
 
 
 
a
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Free Hit Counter